'BU KARDEŞİNİZE HEP SAHİP ÇIKTINIZ'
Sevdanızla, aşkınızla, samimiyetinizle kongre salonumuzu bayram yerine çeviren sizlerle gurur duyuyorum. Sizler bu hareket için yüreğinizi ortaya koydunuz, sizler bu dava için gövdenizi ortaya koydunuz. İlk günden beri bu partiye bu kardeşinize sahip çıktınız, rabbim hepinizden tek tek razı olsun. Sizlerle birlikte kuruluşundan bugüne mesai harcayan partimize maddi manevi katkı veren alın teri döken tüm kardeşlerime bu vesile ile bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.
Merhum Akif İnan’ın ‘kim demiş her şeyin sonudur ölüm, destanlar yayılır mezarlarımızdan’ ifadesinin şahıslarında vücut bulduğu tüm dava arkadaşlarımıza Allah'tan rahmetler diliyorum.
Dedem Korkut’un şu niyazına bütün kalbimiziz açıyoruz, ‘Aşılmaz sanılan karlı dağlar aşıt versin, geçilmez denilen derin sular geçit versin, gölgeli büyük ağacımız kesilmesin, taşkın akan sularımız kurumasın, kanatlarımız kırılmasın, koşar iken atlarımız sendelemesin, vuruşurken kılıcımız körelmesin, hakkın yandırdığı çıra kıyamete kadar yanadursun, rabbim bizi arı imandan ayırmasın. Ak pürçekli analarımızın ak sakallı atalarımızın yeri cennet olsun, üstte mavi gök çökmedikçe kıyamete adar ilimizi töremizi kimse bozmasın amin, amin, amin…’
MUHALEFETE TOKSİK DEMOKRASİ ELEŞTİRİSİ
Demokrasimizin tepesinde on yıllar boyunca hep kara bulutlar dolaştı. Milletin egemenliği ilkesi sadece lafta kaldı, seçimle gelen hükümetler kimi zaman darbe ile kimi zaman gazete manşetleri ile görevden uzaklaştırıldı. Ülkenin seçilmiş başbakanının bakanlarının idam edildiğini gördük. Fidan gibi delikanlıların idam edildiğini gördük. Ekonomik krizler ile milletimiz fakirleştirildi ve ülkemiz küresel rekabetin dışında tutuldu. 10 yılda bir darbe mekaniği ile milli irade çalınırken altın yıllarımızı kaybettik. Bizi üçüncü sınıf demokrasiye mahkum ettiler. Bu sömürü düzenine biz son verdik. Türkiye'ye politik ve ekonomik bağımsızlığı biz kazandırdık. Türk demokrasisinin çevresindeki kirli ve yoğun kuşatma çok partili hayata geçtiğimiz günden beri kırılmadı. Bunun nedeni iktidara gelmek için her yolu mübah gören çarpık anlayışı oldu. Anti demokratik güçler ile iş birliği yapacak kadar gözlerini kararttılar. Belediye başkanlıkları, bakanlıklar pazar ürünü gibi alınıp satıldı.
Daha 2 sene öncesinde ülkeyi beraber yönetmeye talip olanların gırtlak gırtlağa kavgaya tutuştuğuna şahit olduk. AK Parti'nin olduğu yerde çözümsüzlüğe de umutsuzluğa da halel getirecek girişime yer yoktur. Ülkemizin her meselesinin bu toksik muhalefetin panzehiri de AK Parti ve Cumhur İttifakıdır.
'İSİMLER FANİ BAKİ OLAN TEK ŞEY DAVA'
Biz Anadolu’ya bin yıl önce yeni değil yeniden geldik, gerektiğinde alın terimizle gerektiğinde al kanımızla enbiya yurdu olan bu toprakları kendimize vatan eyledik. Alparslan’dan Fatih’e Yavuz’dan Gazi’ye bu davanın yolbaşçılarının hepsi de işte bu şuurla millete hizmet etmiştir, ‘Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır’ diye şairimiz bu hakikate gönderme yapıyor. Eskiler ne güzel söylemiş, ‘Köküne küs ağaç yeşermez’ derler, biz de milletçe köklerimize öyle sarılacağız ki kollarımız göğe doğru uzansın.
Üye sayısıyla dünyanın en büyük partileri sıralamasında ilk 5’te yer alan bir siyasi kuruluşuz, bundan 4 ay önce iktidardaki 22 yılımızı şanla şerefle dünya siyaset literatürüne geçen muazzam bir başarıya imzayı attık, bu eşsiz başarıya çilingir masalarında tokuşturarak kaynağı belirsiz paralardan kuleler yaparak ulaşmadık.
'İSİMLER FANİ BAKİ OLAN TEK ŞEY DAVA'
Biz Anadolu’ya bin yıl önce yeni değil yeniden geldik, gerektiğinde alın terimizle gerektiğinde al kanımızla enbiya yurdu olan bu toprakları kendimize vatan eyledik. Alparslan’dan Fatih’e Yavuz’dan Gazi’ye bu davanın yolbaşçılarının hepsi de işte bu şuurla millete hizmet etmiştir, ‘Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır’ diye şairimiz bu hakikate gönderme yapıyor. Eskiler ne güzel söylemiş, ‘Köküne küs ağaç yeşermez’ derler, biz de milletçe köklerimize öyle sarılacağız ki kollarımız göğe doğru uzansın.
Üye sayısıyla dünyanın en büyük partileri sıralamasında ilk 5’te yer alan bir siyasi kuruluşuz, bundan 4 ay önce iktidardaki 22 yılımızı şanla şerefle dünya siyaset literatürüne geçen muazzam bir başarıya imzayı attık, bu eşsiz başarıya çilingir masalarında tokuşturarak kaynağı belirsiz paralardan kuleler yaparak ulaşmadık.
'TOKSİK DEMOKRASİNİN PANZEHİRİ CUMHUR İTTİFAKIDIR'
Demokrasimizin tepesinde on yıllar boyunca hep kara bulutlar dolaştı. Milletin egemenliği ilkesi sadece lafta kaldı, seçimle gelen hükümetler kimi zaman darbe ile kimi zaman gazete manşetleri ile görevden uzaklaştırıldı. Ülkenin seçilmiş başbakanının bakanlarının idam edildiğini gördük. Fidan gibi delikanlıların idam edildiğini gördük. Ekonomik krizler ile milletimiz fakirleştirildi ve ülkemiz küresel rekabetin dışında tutuldu. 10 yılda bir darbe mekaniği ile milli irade çalınırken altın yıllarımızı kaybettik. Bizi üçüncü sınıf demokrasiye mahkum ettiler. Bu sömürü düzenine biz son verdik. Türkiye'ye politik ve ekonomik bağımsızlığı biz kazandırdık. Türk demokrasisinin çevresindeki kirli ve yoğun kuşatma çok partili hayata geçtiğimiz günden beri kırılmadı. Bunun nedeni iktidara gelmek için her yolu mübah gören çarpık anlayışı oldu. Anti demokratik güçler ile iş birliği yapacak kadar gözlerini kararttılar. Belediye başkanlıkları, bakanlıklar pazar ürünü gibi alınıp satıldı.
Daha 2 sene öncesinde ülkeyi beraber yönetmeye talip olanların gırtlak gırtlağa kavgaya tutuştuğuna şahit olduk.
'YA SİLAH YA SİVİL SİYASET'
Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken muhalefeti dönüştürme görevimizden de kaçınmayacağız. Bunu da siyasetin er meydanında yapacağız. Terörsüz Türkiye bir milli mutabakatın beklentisidir. Terörle siyaset ve demokrasi aynı anda bir arada bulunamaz. Bunun için ya terör ya demokrasi diyoruz. Türk'e de Kürt'e de faydası olmayan literatür yığını ile boğuşmaya vaktimiz yok. Terör belası başta olmak üzere Türkiye'nin safralarından kurtulması gerekiyor. Terörün karanlık gölgesinin ülkemizin üzerinden çekileceği günler yakındır. Hep beraber kenetlenecek, evlatlarımızın kanı üzerinde yükselen terörü yıkıp atacağız.
'KAYIT DIŞI SİYASET DÖNEMİ BİTTİ'
Son tartışmalar gösteriyor ki bazı hastalıklar devam ediyor. Siyasete hükümete ayar vermeye çalışıyorlar. Türkiye'nin değiştiğini kabullenemiyorlar. AK Parti döneminde sermayesine sermaye katan bir grup eski Türkiye'yi yeniden devreye alma çabasındadır. Tek dertleri kayıplarını devlet hazinesinden tanzim etmektir. Kaos baronlarına diyoruz ki; bu devlet ve bu millet sizin rüyalarınızı kabusa çevirme gücüne sahiptir. Eski kötü alışkanlıklarınızda ısrar ederseniz biz de size buna göre muamele ederiz. siyaset yapmak istiyorsanız işte er meydanı. Siyasi partilere bir tane daha eklenirse demokrasi zenginleşir ama kayıt dışı siyaset yapma dönemi kapanmıştır. Yeni Türkiye'de kayıt dışı siyasete yer yoktur. Bu sözlerim komprador burjuvazinin sözcülüğüne soyunan muhalefet partilerinedir. Bu yeni Türkiye'ye alışmak, politikalarınızı buna göre hazırlamak zorundasınız.