Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısına ilişkin ilk kez konuştu. Kanal 7 Medya Grubu’nun 30. yılı etkinliğinde açıklamalarda bulunan Erdoğan, Türkiye’nin terörle mücadelede büyük zorluklarla karşılaştığını ancak artık yeni bir döneme girildiğini söyledi. “Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’nin cesur inisiyatifiyle başlayan ve bizim kararlılığımızla ilerleyen terörsüz Türkiye çabalarında yeni bir aşamaya geçtik” diyen Erdoğan, bu süreçte provokasyonlara karşı dikkatli olunacağını ve gerekli tüm önlemlerin alınacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin Türkiye’nin birlik ve beraberliğini güçlendireceğini belirterek, “Terörsüz Türkiye’nin kazananı 85 milyonun tamamı olacak” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Anayasa’nın ilk dört maddesiyle ilgili herhangi bir değişiklik düşünmediklerini vurgulayarak, “Bizim ilk dört maddeyle işimiz yok, Anayasanın yanındayız” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:
Sizin de bildiğiz gibi, ülkemizi prangalarından kurtarma mücadelemizde önümüzde çıkan en büyük engellerden biri, terör belasıydı.
Türkiye’nin 40 yıllık terörle imtihanında çok ciddi zorluklarla karşılaştık.
Terör, sadece devletimizin bütünlüğünü ve milletimizin huzurunu değil, aynı zamanda demokrasimizi, ekonomimizi ve sivil siyaseti de hedef aldı.
Terör tehdidi ülkemizde uzun yıllar siyaseti biçimlendirmek, siyasetçileri dar bir alana hapsetmek için bir sopa olarak kullanıldı.
Biz, 22 seneyi aşan iktidarlarımız boyunca bu tuzağa asla düşmedik.
Güvenlik-özgürlük dengesini daima muhafaza ettik.
Bu topraklardaki ezeli ve ebedi kardeşliğimize asla gölge düşürmedik; bilakis daha da güçlendirdik.
Terör örgütünün bir dönem istismar aracı olarak kullandığı bahanelerin hemen hepsi ya ortadan kalktı, ya çözüldü, ya da hal yoluna girdi.
Cumhur İttifakı ortağımız, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin cesur inisiyatifiyle başlayan, bizim kararlı tutumumuzla ilerletilen “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” çabalarında, dün itibarıyla artık yeni bir safhaya geçilmiştir.
Önümüzde, bin yıllık kardeşliğimizin arasına örülen terör duvarının yıkılması hedefine giden yolda tarihi bir adım atma fırsatı vardır.
Emperyalizmin bu coğrafyada iki asırdır sergilediği sinsi ve kirli oyunun bozulması, sadece ülkemizin ve vatandaşlarımızın değil, tüm bölgemizin kazanç hanesine yazılacaktır.
Son dönemde iyice pervasızlaşan emperyalist niyetler, tüm dünyanın gözü önünde yaşanan insani trajediler, girilen yeni yolu, daha anlamlı, çok daha önemli hale getirmiştir.
Şurası bilinmelidir ki;
Türkü ve Kürdüyle bu milletin hiçbir ferdi, geçmişte yaşandığı gibi, ikircikli söylemler ve eylemlerle süreci çıkmaza sokan hiç kimseyi affetmeyecektir.
Başlayan sürecin bütün unsurlarıyla yerine getirilip getirilmediğini, ilgili kurumlarımız vasıtasıyla titizlikle takip edeceğiz.
Bu kritik dönemin “ÂLÂY-I VÂLA” ile değil; sükûnetle, serinkanlılıkla, sabırla ve elbette samimiyetle yürütülmesinin, en isabetli yöntem olduğu kanaatindeyiz.
Bin yıllık kardeşliğimizi zehirleyen bu sorunun, kalıcı, kat’i ve kesin olarak bitmesini istemeyenler çıkacaktır.
Dolayısıyla bu süreçte gelebilecek her türlü provokasyona karşı, en üst seviyede dikkat sergileyecek, gereken bütün tedbirleri alacağız.
Burada şunu da altını çizerek belirtmek isterim:
Silah ve terör baskısı ortadan kalkınca, doğal olarak, siyasetin demokratik alanı daha da genişleyecektir.
Türkiye, sadece emperyalizmin kanlı oyunlarını bozmakla kalmayacak, aynı zamanda ekonomik kalkınma ile dış ve iç politikadaki hedeflerine inşallah daha hızlı ulaşacaktır.
Milletimiz müsterih olsun, gönlünü ferah tutsun…
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE”nin kazananı; Allah’ın izniyle, Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni, muhalif-muvafık ayırt etmeksizin 85 milyonun tamamı olacak, milletimizin her bir ferdi olacaktır.
Biz, buna tüm hücrelerimizle can-ı gönülden inanıyoruz.
“Niyet hayır, inşallah akıbet de hayır olsun” diyoruz.
Mevla yolumuzu bahtımızı açık etsin.
Rabbim, bizleri millete ve memlekete hizmet yolundan ayırmasın.