Özel, Lütfü Savaş’ın, CHP üyeleri arasında kendisini adaylaştırdıkları süreçte fırsatı kaçırmasının ardından, bunu bir buçuk yıl sonra kurultay iptali davasıyla gündeme getirmeye çalıştığını belirtti.
Özel, “Lütfü Bey, yöneltilen bütün öfkeye rağmen adayımızı belirleme sürecinde, sanırım kurultay’a itiraz edecek zamanı bulamadı ve bunu şimdi yapmaya çalışıyor. Bu, aslında AK Parti’nin muhalefeti meşgul etme stratejisinin bir parçasıdır,” dedi.
Dava dilekçesinde, CHP’nin seçim sürecinde oy karşılığı ev, araç, dolar ve elektronik cihaz dağıtıldığı iddialarına yer verildiği iddia edilirken, Özel, bu durumun siyasi hesaplaşmalar ve manipülasyonun göstergesi olduğunu vurguladı.
Özel, ayrıca CHP’nin ülke gündemini belirlemede kararlı olduğunu hatırlatarak, “Biz Türkiye’nin birinci partisiyiz. Bütün anketlerde CHP, Türkiye’nin birinci partisi. Erdoğan’la da gelseler, Erdoğan’sız da gelseler kazanacağız,” diyerek, siyasi arenadaki güçlü konumlarını yineledi.
Bu açıklamalar, CHP’nin içindeki siyasi hesaplaşmaların ve dış etkenlerin ülke yönetimine zarar vermemesi gerektiği yönündeki tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.