Uzmanlar, gölde ağır metal ve toksik maddelerin yüksek seviyede olduğunu belirterek yüzmenin ve balıkçılığın yasaklanması gerektiğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 10.02.2025 13:12
Haber Güncellenme Tarihi: 10.02.2025 13:12
Kaynak:
Haber Merkezi
objektifgundem.com
İstanbul Küçükçekmece Gölü’ndeki kirlilik seviyesi korkutucu boyutlara ulaştı. Uzmanlar, göle kesinlikle girilmemesi gerektiğini ve burada balıkçılık yapılmasının halk sağlığı açısından ciddi risk taşıdığını belirtiyor.
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, yürüttükleri araştırmalar sonucunda gölde ağır metal, pestisit, bakteriyolojik kirlilik ve polisiklik aromatik hidrokarbonların (PAH) yüksek seviyede tespit edildiğini açıkladı. Gölün 7-8 metre derinlikten sonra tamamen oksijensiz hale geldiğini belirten uzmanlar, buradaki suyun neredeyse atık su deposu gibi olduğunu ifade etti.
930’lu yıllarda göl çevresinde 700-800 kişi yaşarken, günümüzde bu sayı 1,5 milyona ulaştı. İnsan baskısının kirliliği büyük ölçüde artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Albay, gölün dip çamurunda ağır metallerin biriktiğini, toksik alglerin yayılmaya başladığını ve su kalitesinin tehlikeli seviyelere gerilediğini belirtti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
KÜÇÜKÇEKMECE GÖLÜ'NDE KİRLİLİK ALARMI
Uzmanlar, gölde ağır metal ve toksik maddelerin yüksek seviyede olduğunu belirterek yüzmenin ve balıkçılığın yasaklanması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Küçükçekmece Gölü’ndeki kirlilik seviyesi korkutucu boyutlara ulaştı. Uzmanlar, göle kesinlikle girilmemesi gerektiğini ve burada balıkçılık yapılmasının halk sağlığı açısından ciddi risk taşıdığını belirtiyor.
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, yürüttükleri araştırmalar sonucunda gölde ağır metal, pestisit, bakteriyolojik kirlilik ve polisiklik aromatik hidrokarbonların (PAH) yüksek seviyede tespit edildiğini açıkladı. Gölün 7-8 metre derinlikten sonra tamamen oksijensiz hale geldiğini belirten uzmanlar, buradaki suyun neredeyse atık su deposu gibi olduğunu ifade etti.
930’lu yıllarda göl çevresinde 700-800 kişi yaşarken, günümüzde bu sayı 1,5 milyona ulaştı. İnsan baskısının kirliliği büyük ölçüde artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Albay, gölün dip çamurunda ağır metallerin biriktiğini, toksik alglerin yayılmaya başladığını ve su kalitesinin tehlikeli seviyelere gerilediğini belirtti.
En Çok Okunan Haberler